Kamu-Sen Konya, Doğu Türkistan’daki zulme sessiz kalmadı.


Türkiye Kamu-Sen Konya İl temsilcisi Veli Doğrul ve Konfederasyona bağlı sendikaların Konya Şube Başkan ve Üyeleri, Doğu Türkistan'da Türklere yapılan zulmü Zafer meydanında organize ettikleri basın açıklamasıyla kınadılar ve lanetlediler.

Zafer Meydanı Camlı köşk önünde organize edilen Çin zulmüne kınama açıklamasına MHP İl başkanı Murat Çiçek, MHP Selçuklu İlçe Başkanı Güzide Çipan, MHP Kadın Kolları Başkanı Nur hayat Yapıcı ve üyeleri, Konya Ülkü Ocakları Üyeleri,  Kamu-Sen İl temsilcisi Veli Doğrul, Kamu-Sen konfederasyonuna bağlı sendikaların Konya Şube Başkanı ve üyeleri ile çok sayıda Konyalı vatandaş katıldı.

Kamu-Sen Konya İl Temsilcisi Veli Doğrul yaptığı açıklamasında şu sözlere yer verdi." Gözümüze uzak, gönlümüze yakın Doğu Türkistan'dan yükselen çığlıkla yüreklerimiz yanmaktadır. Neredeyse 250 yıldır Doğu Türkistan'da bir millet kan ağlarken; bütün dünya kör, sağır, dilsiz; bu hayasız, bu alçakça zulmü seyretmektedir.

Ne yazık ki, milletimizin büyük çoğunluğunun yaşanan insanlık dramından haberi dahiyoktur.

Çin Devleti, yıllardır işgal ettiği Doğu Türkistan'da sistematik katliamlar

gerçekleştirmektedir. Türkistan kan gölü haline gelmişken başta İslam ülkeleri ve Birleşmiş Milletler yaşanan dramı görmezden gelmekte, sözde insan hakları savunucuları susmakla yetinmektedir.
Doğu Türkistan'da evlerinden, yurtlarından edilmiş milyonlara, katledilen canlara kimsenin gözlerini kapatma hakkı yoktur.

Türkmen soydaşlarımız toplama kamplarında tecrit altında tutulmakta, türlü işkencelere maruz bırakılmaktadır. Ne hikmetse bu vahşet, basın yayın organlarının ilgisini çekmemekte, birçok basın kuruluşu için akan Türk kanı haber değeri dahi taşımamaktadır.

Ne Batı'da ne de Türkiye'de işgal altındaki Türkistan'ın çığlığı bir türlü duyulmamakta, akankan Türk'ün olunca kulaklar sağır, gözler kör olmaktadır.

Birleşmiş Milletler; Temel İnsan Hakları Sözleşmesi, Soykırımın Önlenmesi ve Savaş Suçlularının Cezalandırılması Sözleşmesi ve Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi ile tüm insanların can ve mal güvenliğini teminat altına almıştır. Oysa bugün Birleşmiş Milletlere üye devletlerin gözleri önünde Müslüman kanı akıtılmakta, insanlık suçu işlenmektedir.

            Doğu Türkistan'da akıtılan bu kanı durdurmak, yaşanan insanlık dramına son vermek insanlığın üzerine düşen tarihi bir sorumluluktur. Ama BM ya susmakta ya da gerçeklere gözlerini kapatmaktadır. Birleşmiş Milletlerin görevi, olayları takip etmek değil, olaylara müdahale etmektir.

Birleşmiş Milletler üyelerinin vicdanlarının sızlaması için daha kaç Müslüman'ın kanı akmalı, kaç çocuk zehirli gazlarla boğulmalı, kaç kadına tecavüz edilmeli, kaç genç parçalanmalıdır?

Bu nedenle BM, duruma müdahale etmek, olayların önlenemez noktalara gelmesinin önüne geçmek ve bu soykırıma son vermek için derhal harekete geçmelidir.

Unutulmamalıdır ki, Birleşmiş Milletler, egemen güçlerin siyasi, ekonomik ve ideolojik emellerine alet olmak için değil; adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği tüm ülkelere sağlamak için vardır.

Ata yurdumuzda, bizden olan ve yüz yıllardır işgallere direnen, soykırımlara dayanan, İslam'ın, Türklüğün sancağını güneşin doğduğu en uzak noktada dalgalandıran Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi ilgisizliğin girdaplarında, cellâtlara teslim eden anlayışı şiddetle protesto ediyoruz.

Türkiye Kamu-Sen olarak insanlık katledilmeden, yaşanan trajedi daha da büyümeden önce Türk Hükümeti'ni ve Birleşmiş Milletler Örgütünü, Doğu Türkistan'da yaşanan bu katliamı durdurmak üzere yetkili organlarını harekete geçirmeye ve etkili tedbirler almaya davetediyoruz.

Aksi halde bu katliama sessiz kalan her kurum, örgüt ve ülke, işlenen bu insanlık suçuna ortak olacaktır."dedi.
 

Son Fotoğraflar

Tüm Fotoğraflar